Amortentia RPG

Do You Feel Magic Now ?
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Agarwaen Thurin

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Agarwaen Ruin Chlaméces

avatar

Mesaj Sayısı : 1
Kayıt tarihi : 03/08/09
Yaş : 25

MesajKonu: Agarwaen Thurin   Ptsi Ağus. 03, 2009 11:58 pm

" Gece karanlıksın beni de sakla! " Kendi kendine konuşarak evinin kapısını kapattı ve karanlık sokağa doğru ilerlemeye başladı. Toprak kokusu bütün benliğini sarmış, kendinden geçmesini sağlamıştı. Ara sokaklardan hızlıca geçerken cübbesi rüzgarın etkisiyle hareketlenmiş, girdiği sokağın başında uyuya kalan ayyaşlar sayesinde bütün benliğini saran o toprak kokusu yerini iğrenç bir alkol kokusuna bırakmıştı. Bu yüzden de cübbesine sarınmak istiyordu ama ne yazık ki kendini bu iğrenç kokudan korumak için bile vakti yoktu. Ayak sesleri taş sokaklarda yankılanırken, neredeyse koşarak ilerliyordu. Evinden birkaç sokak ötedeki ailesinin malikanesinden acil bir çağrı almıştı. Neler döndüğünü anlayamamış, bu yüzdendir ki eve gidip öğrenme isteği hissetmişti. Sokağın sonundaki dev yapıyı görünce ufak da olsa bir rahatlık hissi duydu. " En azından ev yanmamış. " Bu kadar ciddi ne olabileceğini düşünerek eve doğru ilerlemeye başladı. Işıklar kapalıydı. İçini kemiren kurdun sesini bastırarak kapıyı araladı. Kapı gıcırtılarla açılırken Agarwaen her türlü tehlikeye karşı tetikte görünüyordu. Bir adım geri çekildi ve hiçbir tehlike olmadığını görünce temkinli bir şekilde içeri süzüldü. İçerisi sokak lambaları sayesinde biraz da olsa aydınlanmıştı. Kırmızılı beyazlı cübbesinin kapüşonunu geriye attı ve odaya göz gezdirdi. İlerideki kapıdan süzülen hafif mum ışığından başka ışık kaynağı yoktu. " Nasıl bir oyun bu?! " Sinirli bir şekilde ışığın geldiği kapıya doğru yavaşça yürümeye başladı. Kapıya iyice yaklaştığında içeriden ufak ayak sesleri işitti. Asasını elinde sıkıca tutmuş, herhangi bir tehlikede kendini savunabilmesi için tetikteydi. Eli kapı kolunun üzerinde içeridekinin yavaşça uzaklaşmasını bekledi. Ayak sesleri uzaklaştığında kapıyı hızlıca savurdu ve asasını önünde duran ev cinine doğrulttu. " Efendi Thurin?! " o cırtlak sesiyle Agarwaen' in kulaklarını tırmalaması yetmiyormuş gibi elinde taşıdığı tepsiyi de kendi suratına vurmuştu. Agarwaen şaşkın bir şekilde Cadse' nin elindeki tepsiyi almış, aynı şaşkın ses tonuyla neden çağrı aldığını sormayı düşünüyordu. " Cadse... Neden bana bir çağrı gönderdin?! " Masanın hemen yanındaki sandalyelerden birini almış, son günlerde yaşadığı uykusuzluktan yorgun düşmüş şekilde oturmuştu. Cadse hata yaptığını anlayınca kafasını en yakındaki cisimlere vurmaya başladı. Taş gibi sert kafasından çıkan seslerin arasında " Aptal cin... Salak cin... Hata yaptın. Hata, hata, hata... Aptal... " gibi bağırdığı küfürler, aşağılamalar ve sövmeler işitiliyordu. Agarwaen oturduğu sandalyeden kalktı ve kafasını masanın metal ayağına vuran cinin yanına gitti. Ama Cadse kurulmuş bir oyuncak gibi etrafa kafa atmaya çalışıyor, Agarwaen' in elinden kurtulmaya çalışıyordu. Agarwaen en sonunda sinirlendi ve bağırmaya başladı. " Dur! Ah! Dur! Emrediyorum... " Cadse her an ağlayacakmış gibi kocaman gözlerini iyice açmış Agarwaen' in gözlerinin içine bakıyordu. " Cin hata yaptı, efendi. Sizi çok erken çağırdı. " Agarwaen sıkıntılı bir şekilde odanın içinde bir o yana bir bu yana yürümeye başladı. Bir yandan da düşünüyordu. Beni erken çağırdığına göre yine çağırması gereken bir zaman olması gerekiyordu. Niye bu kadar zor? Bu cinin hata yapmasından bıkmıştı artık. Zamanını boşa harcamaktan başka hiç bir işe yaramıyordu. Bütün günün yorgunluğu kendisini hissettirmeye başlamıştı. Yakınlarda ki sallanan bir sandalyeyi çekti ve oturdu.

Cadse' nin yüzünde anlayamadığı bir sırıtış vardı. Sanki yaptığı bu yanlıştan dolayı mutlu olmuştu. O kocaman gözlerini açmış kapıdan bir şeyin girmesini bekler gibiydi. Agarwaen içeride ki odalardan tıkırtılar duyduğunda odanın gölge olan ve kapıdan giren kişi veya kişileri net bir şekilde görebileceği başka bir noktaya geçti. Kapının kolu yavaşça dönmeye başladığı anda Cadse bir pof sesiyle kaybolmuştu. Agarwaen asasını elinde sıkıca tutup kapıya yöneltti. " Expelliarmus! " diye bağırdı daha karşısındaki elini kaldıramadan. Odaya giren, elindeki asa odanın öbür ucuna uçtuğunda bir anlık şaşkınlık yaşasa bile hemen asasına doğru koşmaya başlamıştı. Asasını uzanmıştı ki Agarwaen " Petrificus Totalus! " dedi. Silüet büyük patırtılarla yere düşmüştü. Agarwaen yanına gidip pelerininin kapüşonunu kaldırdığında ona saldırmayı planlayan kişiyi hemen tanımıştı. Coraline Cynthia Xavier. Aynı dönemde okumuş ve mezun olmuşlardı. Sarı saçlı cadının suratında sinirli bir ifade belirmişti." Sinirlenince çok tatlı oluyorsun hayatım. " Coraline'in siniri iyice artmıştı. Ölüm Yiyen olmuş. Ne acıklı bir son ama... " Seni ne yapmalıyız? Mobilicorpus! " dedi ve Coraline havalandı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Marie Ann Black

avatar

Mesaj Sayısı : 9
Kayıt tarihi : 24/07/09
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Agarwaen Thurin   Salı Ağus. 04, 2009 12:27 pm

Akıcıydı. Sıkılmadan okudum. Yazım hatası da gözüme çarpan pek yoktu.
Uzunluğu yeterli. Ama renklendirme de mavinin tonu koyu kaçmış. Genelde iyiydi.

PUANIN:97
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Agarwaen Thurin
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Amortentia RPG :: Amortentia Bilgi Edinme Merkezi :: Rol Oyunu Bölgesi :: Seviye Belirleme-
Buraya geçin: